. İngilizcede Would Like İngilizcede would like want ile benzerlik göstermektedir. CEFR ile belirlenen A1 seveye gramer konularından olan ve Türkçeye her ikisi de istemek olarak çevrilen would like – want her ne kadar benzer anlamlara sahip olsa da aralarında önemli bir kullanım farklılığı vardır. Would like daha resmi ortamlarda ve kibarlığın gerektirdiği sipariş verme gibi yerlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Buna karşılık want samimi ortamlarda kullanılmaktadır. Would like Olumlu Cümleler Would like ile istenen şeyin iş, oluş bildirdiği bir fiil yüklem olması durumunda araya to getirilerek kullanılır. Ancak istenilen şey alelade durağan bir şey, yani herhangi bir eylem bildirmiyorsa fiil yok to kullanılmaz. Aşağıdaki tabloda would like kullanımı gösterilmiştir. Öznewould like d’liketoV1Eylem Bildiriyorsa Öznewould liked’like isimİsim Bildiriyorsa Dikkat edileceği üzere fiil mastar halinde yani V1 formatında kullanılırken d’like şeklinde kısaltma halinde de kullanılmaktadır. Ayrıca bir diğer püf nokta telaffuzunda yaşanan sıkıntılardır. Aradaki l harfi sessiz bir l’dir dolayısıyla vud şeklinde bir ses çıkarır. Örnek olarak aşağıdaki tablodaki ses butonlarından faydalanabilirsiniz. I would like I’d like I would like to eat chicken. Tavuk yemek isterim. She’d like to buy a new yeni bir ceket almak istiyor. I’d like a pizza, pizza istiyorum, lütfen. John would like a cup of bir fincan çay istiyor. Would like Olumsuz Cümleler not olumsuzluk eki would ile like kelimelerinin arasında girerek olumsuzluk sağlanır. Dikkat edilmesi gereken bir hususu hatırlatmakta fayda var; olumsuzluk yaparken d not like şeklinde bir kullanım kesinlikle yanlış olacaktır. Onun yerine wouldn’t like şeklinde kısaltma yapıldığına dikkat ediniz. Öznewould not likewouldn’t liketoV1Eylem Bildiriyorsa Öznewould not likewouldn’t likeisimİsim Bildiriyorsa I would not like I wouldn’t like I would not like to eat chicken. Tavuk yemek istemiyorum. She wouldn’t like to buy a new yeni bir ceket almak istemiyor. I wouldn’t like a bottle of şişe kola istemem. I would not like a cup of fincan çay istemem. Would like Soru Cümleleri Would like ile yapılan soru cümlelerini daha çok bir şey isterken, ikram ederken veya önerirken kullanılırız. Would ile like kelimeleri arasına ilgili şahıs zamiri getirilir ve evet-hayır sorusu oluşturulmuş olur. Eğer soru zamirleri de what, how vb…kullanılacaksa en başa gelir. wouldŞahıs ZamiriliketoV1? what, how …wouldŞahıs ZamiriliketoV1? What would you like to drink? Ne içmek istersiniz? Would you like to eat something?Bir şeyler yemek ister misiniz? What would you like to have?Ne alırdınız? How would you like to rest?Nasıl dinlenmek istersiniz? Başa dön tuşu
Would’, İngilizcedeki “modal verbs” grubunun üyelerinden biridir. Basitçe tanımlayacak olursak, gelecek zaman anlamı vermek için “future tense”lerde kullanılan “will”in geçmiş zamandaki halidir diyebiliriz. Tanımı böyle net ve kısa olmasına rağmen mevzu kullanım şekillerine geldiğinde işler biraz karmaşıklaşabilir. Birden fazla ve birbirine pek de benzemeyen kullanım şekilleri bulunur “would” yardımcı fiilinin. Karşınıza çıkabilecek tüm farklı kullanım şekillerini hem Türkçe hem İngilizce cümleler içinde örnekler vererek anlattık. Umarız bu yazıdan sonra kafanızda “would” yardımcı fiilinin tam olarak ne olduğu ve nerelerde kullanıldığıyla ilgili herhangi bir soru işareti kalmayacak. Farklı kullanım şekillerini anlatmaya başlamadan önce temel olarak olumlu cümlelerde, olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde nasıl bir yapıya sahip olduğunu gösterelim Olumlu cümle yapısı subject özne + auxiliary verb yardımcı fiil + main verb fiil I + would + go Olumsuz cümle yapısı subject özne + auxiliary verb yardımcı fiil + not olumsuzluk eki + main verb fiil I + would + not + go NOT Olumsuzluk eki “not”, “would” ile birlikte yazılırken “wouldn’t” şeklinde kısaltılabilir. Soru cümlesi yapısı auxiliary verb yardımcı fiil + subject özne + main verb fiil would + I + go NOT Tüm cümle çeşitlerinde “main verb”, zamana yani “tense”e göre değişecektir. Örneğin, “I would go.” yerine “I would have gone.” gibi cümleler görebilirsiniz. İngilizce zamanlarla ilgili eksiklerinizi en hızlı ve etkili bir şekilde kapatmak içi İngilizce zamanlar konulu blog yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Farklı Kullanım Şekilleriyle “WOULD” 1. Geçmiş zamanda temel kullanımı Even as a little girl, she knew that she would succeed in her music career. Küçük bir kızken bile müzik kariyerinde başarılı olacağını biliyordu. Bu örnekte “would”, başlangıçta tanımladığımız şekilde yani “will”in geçmiş zaman hali olarak kullanıldı. 2. Dolaylı anlatımda kullanımı Bir arkadaşınız “I will clean my car.” demiş size. Siz de onun kurduğu bu cümleyi bir başkasına aktarıyorsunuz ve dolaylı anlatım yapıyorsunuz She said that she would clean her car. Arabasını temizleyeceğini söyledi. Şimdi de büyükbabanız size “I will cook some pasta.” demiş. Siz de bunu bir başkasına dolaylı anlatım yaparak aktarıyorsunuz Grandpa said that he would cook pasta for dinner. Büyükbabam akşam yemeği için makarna yapacağını söyledi. Bu iki örnekte de yine “will”in geçmiş zaman hali olarak kullanıldı “would”. 3. Geçmiş zamanda reddedilen tekliflerden bahsederken kullanılır Jack offered Daniel a position at the company, but Daniel would not accept. Jack, Daniel’a şirkette bir iş teklif etti ama Daniel kabul etmedi. 4. Geçmiş alışkanlıklardan bahsetmek için kullanılır I would play chess when I was a child. Çocukken satranç oynardım. She would draw extraordinary portraits in her youth. Gençliğinde olağanüstü portreler yapardı. Bu kullanım şekli “used to” ile aynı anlamı verir ancak “would” yalnızca eylem bildiren fiillerle action verbs kullanılır. “Used to” ise hem eylem bildiren fiillerle hem de “be, have, know, feel, understand” gibi durum bildiren fiillerle stative verbs kullanılır. 5. Geçmişte sahip olunan gelecek zaman düşünceleri için kullanılır Bu kullanım şeklinde, geçmişte bahsedilen durum o anda bilinmemektedir. Melanie left 2 minutes late and she was unaware that the delay would save her life. Melanie 2 dakika geç çıktı ve bu gecikmenin hayatını kurtaracağının farkında değildi. NOT “Would” yardımcı fiilinin telaffuzunda l harfi okunmaz. Oradaki l harfine “silent l” denir. Cambridge English Dictionary’e göre fonetik yazılışı /wʊd/ şeklindedir. Ayrıca, w harfi Türkçedeki v’den farklı telaffuz edilir. V harfi için dudaklar birbirine değerken, w harfi için dudaklar “o” şeklini alır. Doğru telaffuzu, ana dili İngilizce olan bir uzmandan öğrenmek için Cambly’deki eğitmenlerden yardım alabilirsiniz. 6. Koşul cümlelerinde kullanılır Bu kullanım “if clause”ların ikinci tip ve üçüncü tip if clause type 2 and type 3 denilen çeşitlerinde karşımıza çıkar. “Type 2” gerçek olmayan bir durumu, hayali bir koşulun sonucunu ifade etmek için kullanılır If I had enough money, I would lend you some. Eğer yeterince param olsaydı sana borç verirdim. If I were a rich man, I wouldn’t have to work hard. Eğer zengin bir adam olsaydım çok çalışmak zorunda kalmazdım. If I didn’t have to go to work tomorrow, I would come to the party. Eğer yarın işe gitmem gerekmeseydi partiye gelirdim. Her iki örnekte de geçmiş zaman yapısı olmasına rağmen bahsedilen zaman şimdiki birinci örnek ve gelecek ikinci örnek zamanlardır. “Type 3” geçmişte yaşanmış bir olayın, durumun tam tersi koşulunu ifade etmek için kullanılır If Çağla had studied hard enough, she would have passed the test. Çağla eğer yeterince sıkı çalışsaydı sınavı geçebilirdi. Would you have done anything differently? Herhangi bir şeyi farklı yapar mıydın? If they had invited me to the concert, I would definitely have gone. Eğer beni konsere çağırsalardı kesinlikle giderdim. 7. Tavsiye için kullanılır I wouldn’t eat that slice if I were you. Yerinde olsaydım o dilimi yemezdim. If I were you, I would refuse that offer. Yerinde olsaydım o teklifi reddederdim. BONUS Beyonce’nin “If I were a boy” şarkısını dinleyerek pratik yapabilirsiniz. Bu videoda sözleri de bulunuyor. 8. İstekler için kullanılır I would love to live in Berlin with you! Seninle Berlin’de yaşamayı çok isterim! I would like to visit the library this Thursday. Bu perşembe kütüphaneye gitmek isterim. William Would you like some coffee or tea? Kahve veya çay ister misin? Samuel Yes, I would like a cup of tea with milk. Evet, bir fincan sütlü çay alırım. NOT “Would”un kısaltması “ d “ şeklinde yazılır. “I would like” ile “I’d like” aynı anlama gelir. 9. Kibarca bir şey rica etmek için kullanılır Would you open the door, please? Kapıyı açar mısın lütfen? Would you come with me to the picnic? Benimle pikniğe gelir misin? 10. Bir arzuyu ifade etmek için kullanılır I wish she would stay one more day. Keşke bir gün daha kalabilse. I wish that you wouldn’t drink coke so much! Keşke bu kadar çok kola içmesen! Söz konusu İngilizce olduğunda, karşınıza “would” gibi birden fazla kullanımı olan sözcüklerin çıkması kaçınılmazdır. Eğer gerçekten iyi İngilizce öğrenmek ve akıcı İngilizce konuşmak istiyorsanız mutlaka Cambly’nin ana dili İngilizce olan eğitmenlerinden ders almalısınız. İngilizcenin en ince detaylarını ve sözcüklerin en farklı kullanım şekillerini derinlemesine öğrenebileceğiniz en iyi kaynak, ana dili İngilizce olan uzmanlardır. Üstelik Cambly’deki eğitmenlerin profillerini titizlikle inceleyebilir ve sizinle aynı ilgi alanlarına sahip olan, konuşmak istediğiniz kişiyi seçebilirsiniz. Hemen dene!
Yorumlar admin 17 Mart 2020, 1407 Emeğinize sağlık, öğretmenim. Sağlıklı günler diliyorum. TUĞBA 2 Mayıs 2020, 1155 SAĞLIK Bir cevap yazın E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Yorum İsim E-posta İnternet sitesi
Prefer ve Would Rather yapıları gün içinde sıkça kullanılan ifadelerdir. İngilizce sohbet esnasında kendimiz hakkında bahsederken konuşacağımız konulardan biri de tercihlerimizdir. Fakat bu iki yapı arasında birtakım farklar bulunmaktadır. Bu farklara dikkat etmek gerekir zira anlam karmaşası yaratmak sohbetin gidişatını bozacaktır. Her iki yapı da tercihlerden bahsederken kullanılsa da cümle içinde kullanımları farklı olmaktadır. Bu yazımızda prefer ve would rather yapılarının farklarından, cümle içinde kullanımlarından bahsecek ve örnek cümleler İngilizcede Nasıl Kullanılır?Prefer İngilizce’de cümlenin fiili olarak kullanılır. Tercih etmek anlamına gelir. Genel anlamda tercih edilen şeylerden bahsederken kullanılır. Farklı kullanım şekilleri vardır. Aşağıdaki başlıklarda bu birbirinden farklı prefer kullanım şekillerinin kurallarını Bir Şeyi, Başka Bir Şeye Tercih Etmek Nasıl Söylenir?İngilizce’de iki şey arasında kıyas yapıp bir şeyi bir şeyin üzerine tercih ettiğimizden bahsedeceksek, to ya da rather than + isim + to + isimİki nesne, yemek, içecek, kıyafet vb. şeylerde bir şeyi diğerine tercih ettiğimizi belirtmek için bu kuralı prefer coffee to tea. Kahveyi çaya tercih ederimMy grandfather prefers spicy foods to desserts. Dedem baharatlı yiyecekleri tatlıya tercih eder.Prefer Doing Something to Doing Something ElsePrefer + V-ing + to + V-ingİki aktivite, fiil arasından tercih ettiğimiz olanı belirtmek için bu kural prefer drinking coffee to eating chocolate. Kahve içmeyi çikolata yemeye tercih ederimI prefer leading a quiet life to going through the crowds in a big city. Büyük şehirde kalabalıkla mücadele etmektense sessiz bir hayat sürmeyi tercih ederimPrefer Doing Something Rather Than Something ElsePrefer + to + fiil Yalın hali + rather than + fiil 1. HaliBu kuralı ise bir aktivitenin diğer aktiviteye göre tercih edildiğini belirtmek için kullanılır. -mektense anlamı vardır.ÖrnekMy father prefers to stay at home alone rather than stay with us. Babam evde bizimle kalmaktansa yalnız kalmayı tercih eder.My mother prefers to eat home-made bread rather than buy it from the baker’s. Annem fırındaki ekmeği almaktansa ev yapımı ekmeği yemeyi tercih eder.Would Rather ve İngilizcedeki KullanımıWould rather yapısı belirli bir durumda bir tercih belirtirken kullanılır. Belirli bir durum, yaz zamanı olabilir, işteyken olabilir, kış aylarında olabilir. Belli bir zaman diliminde tercih edilen durumlardan bahsederken would rather yapısı kullanılır. Prefer yapısından farklı olarak would rather kullanımı arkasından to ya da -ing takılı fiil almaz. Fiil yalın halde kullanılır. İsim de gelmez. Would rather kullanımı farklı şekillerde rather + Fiil yalın haldeSpesifik olarak yapmayı tercih edilen şeyi belirtirken bu kural would rather sleep at weekends. Haftasonları uyumayı tercih ederimI would rather drink lemonade in this café. Bu kafede limonata içmeyi tercih ederimWould rather + Fiil 1. Hal + than + Fiil 1. HalTercih belirtirken would rather than’ ile kullanılabilir. Fiil aynı olduğu takdirde than sonrasında aynı fiil kullanılmasına gerek would rather eat spaghetti than eat cake. Spagetti yemeyi, pasta yemeye tercih ederimWould rather + have + V3 + than + V3 fiilin 3. HaliGeçmişte yapılan tercihlerden dolayı duyulan hoşnutsuzluğu ifade etmek için “have v3” ile birlikte rather have made a cake myself than bought one. Satın almak yerine keki kendim yapmayı isterdimWould rather + bir kişi + V2 fiilin ikinci haliBir başkasının yapacağı eylemle ilgili tercihlerimizi belirtmek için bu kural uygulanır. Cümlede simple past tense geçse de anlam gelecek zaman ya da geniş zamanda rather you visited my grandma before she died. Anneannemiz ölmeden onu ziyaret etmeni isterdimWould rather + bir kişi + had + V3 fiilin üçüncü haliBir başkasının geçmişte yaptığı eylemleriyle ilgili tercihlerimizi belirtmek için bu kural would rather I had bought the red hat. Debby benim kırmızı şapkayı almamı tercih ederdiWould Rather ile İngilizce Örnek CümlelerI would rather you did not go out tonight. Bu akşam dışarı çıkmamanı tercih ederimI’d rather stay at home than go ot tonight because of corona virus. Korona virüs yüzünden bu akşam dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederimShe’d rather you didn’t phone after 10 o’clock. Saat 10dan sonra telefon etmemeni tercih eder.Would you rather have 3 feets or 3 hands? 3 ayağın mı olmasını isterdin yoksa 3 elin mi olmasını isterdin?Would rather live without your mother or father? Annen olmadan mi yaşamak isterdin yoksa baban olmadan mı?My father would rather I studied law at university. Babam üniversitede hukuk okumamı tercih ederdiMy parents would rather sleep in a couch while watching television. Annem ve babam televizyon izlerken koltukta uyumayı tercih ederler.They’d rather we signed the contract at once. Sözleşmeyi hemen imzalamamızı isterlerMs. Evans would rather have saved some money than spent all. Evan bey tüm parasını harcamaktansa biraz para biriktirmek isterdiI’d rather climb the stairs than use the lift. Asansörü kullanmaktansa merdivenleri çıkmayı tercih ederim
would like to konu anlatımı